YOKSULA YARDIM YADA AİLE SİGORTASI

Benim kafam o kadar karıştı ki yoksul vatandaşa yardım yapılsın mı? Yapılmasın mı? Bundan bir iki yıl önce idi bir vatandaş ile yardım konusunu tartışıyordum. Ben insanlara yardım yapılmasına pek sıcak bakmıyordum. O ise kendisinin mensubu olduğu partinin devletin kasasındaki paraların ihalesiz bir şekilde gıda paketlerine dönüşmesine ve yoksul vatandaşlara dağıtılmasının ateşli bir savunucusu idi.

 

Yoksul olana para verdin mi çalışmaz gider evinde yatar argümanı elbette geçerli bir  argüman olabilir yada yanılıyoruz olabiliriz. Hükümetin şu anda yardım adı altında dağıttığı kömür yada gıda yardımının dağıtılış şekli ve dağıtılan kişileri göz önüne alınca olacaksa bu bir kanuna kurala göre yapılmasını onaylamadan edemiyorsunuz. Kemal Kılıçtaroğlu çıkıp Aile sigortası yapacağız dediği zaman tabi ki eleştirdim bu ne şimdi dedim. Daha sonra 1971 yılında ülkemizin uluslar arası sözleşmelerde bulunan 8 sigorta dalından biri olan Aile sigortasına imza attığımızı fakat bu güne kadar yerine getirmediğimizi öğrenince cehaletimden utandım. Aklıma bir anda ülkemizde bulunmakta olan çok miktarda yoksul vatandaş geldi ve Avrupa İnsan Haklarına gidip dava açsalar kazansalar ülkemizin kendi vatandaşına ödemesi gereken tazminatı düşünmek bile istemedim.

 

Bu güne kadar yapılmakta olan gıda ve kömür yardımlarının dağıtılış şekli meydanda. Bir vatandaş bir diğerine akıl veriyor bu yardımı alabilmek için falan yere gideceksin orada falanca var ben fakirlik yardımı istiyorum diyeceksin onlar sana soracaklar oy kullanacak mısın evet de hangi partiye vereceksin derlerse falan parti de kaç kişisiniz derse şu kadar kişi de peki başkalarını bize oy vermeye ikna edebilir misin evet edebildiğim kadar edeyim en son olarak ta yardımı vermek için incelemeye gelecekleri gün haberin olsun evde ne var yok kaybet yoksul ol. Devlet vatandaşı nitelikli dolandırıcımı yapmış ne? Ben Cumhuriyet savcısı değilim araştıramam gazeteciyim dillendiririm. Biliyorsunuz artık araştırmacı gazetecilik suç. Bu tür konuları araştırmak hukuka aykırı bir durum mevcut ise soruşturmasını yapmak Cumhuriyet savcılarına düşmekte.

 

Sanıyorsunuz ki beni yoksula yardım karşıtı biri. Hayır efendim olur mu bizim zekatlık malımız olduğu zaman malımızın zekat nisabı kadarını dinimizin emri üzere veririz vermekten de mutluluk duyarız. Ama bizim dinimiz yoksula yardım ederken teşhir et demiyor. Cami hoparlörlerinden isimleri okunup teşhir edin demiyor. Yada veriğin yardımı bir şarta bağla hiç demiyor. Ben sana zekatımı vereceğim ama sen benim istediğimi yapacaksın bu bizim dinimizin gereği değil.

 

Şu anda bir çok parti yoksula yardım ediyoruz yada edeceğiz diyor. Şu andaki sistem şarta bağlı adamı olana verilen bir sistem. Eğer öyle değilse gerçekten ihtiyacı olan alması gereken kişiler tanıyorum neden almıyorlar? Hilal kart yine yoksulu teşhire sebep verecek, mahalle bakkalından alış veriş yaparken oradaki komşusu görecek utanacak. Nereye kadar nasıl verilip nasıl kesilmesi gerektiği konusunda bir fikir yok. Aile sigortası ise bizim uluslar arası sözleşmelerde imza attığımız kanunu hukuku  olan bir uygulama olacak. Yoksulu önce güvence altına alıp bir adım ilerisi onu iş sahibi ederek Aile sigortasında çıkarmak.

 

Keşke tüm partiler madem yoksuldan oy kapmanın peşinde uluslar arası sözleşmelerde imza attığınız yoksulluğu yok etmenin Aile sigortasının versiyonlarını geliştirselerdi. Kim gelirse gelsin doğru çözüm gelmiş olurdu.

MEHMET GARİP

FBKG

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir...