YENİ OSMANLICILIK:TEK KELİMEYLE TUZAK!

Bu yazımda sizlere Türkiye’nin en önemli araştırmacı yazarlarından biri olan Oktan Keleş ile yaptığım kısa söyleşiyi aktaracağım.

Oktan Keleş, Atatürk ve Türkiye tarihiyle ilgili gündem yaratacak önemli açıklamalar ve yazılarıyla bizi aydınlatıyor.

Fakat bir kesim insanımız maalesef Oktan Keleş’in tasavvufi yönünden rahatsızlık duyup, araştırmalarına objektif bir gözle bakmak yerine ona saldırmayı yeğ tutuyorlar.

Fakat aynı okuyucu kesimi sahte Türk burjuvazisine sırtını dayayıp site kuran bir takım insanların ve yazarların Oktan Keleş açıkladıktan sonra, sanki yeni bir olgu açıklarmış gibi Oktan Keleş’in açıkladığı konuları kendi üzerlerine mal edip yazılar yazarken gayet güzel okuyup, dillendiriyorlar.

Türk gençliğini yanıltamazlar!

Türkiye Melamilik konusunu Oktan Keleş ile öğrenmiş iken, bugün birden bire Melamilik hakikati hakkında basında yazılar çıkar oldu.

Tüm Atatürkçüleri Oktan Keleş’i anlamaya ve araştırmalarını tüm dikkatle izlemeye davet ediyorum.

Şimdi yaptığım kısa söyleşiyi aktarıyorum:

İnsanoğlunun bilgi çağına girmeye hazırlandığı bu dönemde 2023′te Cumhuriyetin 100. yılını kutlayacak olan ülkemizin vizyonu ne olmalı?Türk ve İslam coğrafyasında Atatürk’ün gösterdiği yolda milli devletlerle birleşmek için en önemli strateji bu yolda ne olmalı sizce?

Hızla zihniyet devrimi gerçekleştirilip bilgi çağının tüm teknolojik gelişimlerini önce satın alıp altını çiziyorum. Satın alıp; çünkü henüz bizler imal edemiyoruz. Aldığımız bu teknolojileri öğrenip bölgede öncelikle aynı dili, ırkı paylaştığımız devletlerle paylaşıp onlara öncülük yapmalıyız. Daha sonra, aynı dini, aynı inancı paylaşan diğer ülkelere açılıp kendi alanımızda gösterdiğimiz başarıları onlara anlatmalı ve çağın stratejik ihtiyacı birlikte hareket etme mecburiyetini (tabii ki belli alanlarda…) anlatmalı; liderlik vasfımızı ikna yoluyla kabullendirmeli, kaypak zemine sahip ülkelerle sağlam, bozamayacakları anlaşmalar yapmalıyız. Beyin göçünü durdurmalı ve beyin ithal etmeliyiz. Gelişim için gerekli tüm argümanlara sahip olmak Büyük Türkiye misyonunun şimdiden alametlerini hissettirmeliyiz.

Yeni osmanlıcılık hakkında ki görüşleriniz nelerdir?

Tek kelimeyle tuzak… Gurur okşayıcı; avama ve taban hitap eden psikolojik ve ucuz bir plandır. Yeni Osmanlıcılık diye bir olguyu reddetmeliyiz. Büyük Türkiye parolasıyla yola devam… Büyük Türkiye cumhuriyeti güçlü ve imparatorluk sınırlarına hakim, dünyaya yön veren egemen güç olmalı.

Fakat her şeye rağmen Osmanlı bizim ecdadımızdır. Tıpkı ondan önceki Türk devletleri gibi… Dolayısıyla redd-i mirasa karşı olduğumu da belirtmek isterim. Böyle büyük bir medeniyetin milletimizce kültürü, devletimizce tecrübesi benimsenmeli ve uygun olanlarda yaşatılmalıdır. Batı medeniyetinin en büyük özelliği atalarının tecrübelerini bulunduğumuz çağa yansıtmalarıdır. Kavramları birbirine karıştırmamamız gerektiğine inanıyorum.

Ülkemizde cemaat ve tarikatlerin tehlike olarak algılanması kadar masonlar ve şeytani örgütlenmelerin tehdit olarak görülmeyip bir kısım medyada konuşulmamasını nasıl değerlendiriyorusunuz?

Şeytanî ve masonik yapılanmalar taktik olarak, konjonktüre göre belli bir süre geri çekilirler. Fakat aktivite ve faaliyetlerini, bazı teşkilat ve cemaatlerde sürdürebilirler. Yani hedeflerine giderken kullanılan argümanlar bazı yapılar olabilir. Tüm bunlar olurken de, tarikat ve benzeri yapıları el altından tehdit olarak gösterirler. Çünkü gerektiği zaman çekildikleri meydana geri dönüp rolleri bizzat kendileri üstlensin diye… Bir kısım medya bu işin hamisidir. Çok doğal. Ancak -tenzih ederim- tarikat ve cemaatleri; anlatmak istediğim bir takım yapılardır.

Türk Milletinin sizlerle öğrendiği bir olgu olan Çin’de ki Türk Piramitleri hakkındaki araştırmalarınız batı ve asya basınında yer buldu mu ?Yoksa hala saklanmaya devam mı ediliyor?

İçimizdeki İrlandalılar sayesinde henüz istenilen noktada olmasak ta artık hiç kimse ortaya koyduğumuz kesin delillerden sonra Çin’deki Türk piramitlerini inkar etmiyor. Çinli arkeologlar bile Türk öğretim üyelerine geçtiğimiz günlerde bu piramitlerden doğruluğunu açıkladı. Tarihin arka odası programında da bir akademisyen nihayet bunu teyit etti. Dudak uçuklatacak çalışmalarımız taktik üzere sürmektedir. Türk milletine bunu şahsen dünyaya duyurmanın gururunu yaşamaktayım. Fakat içimizdeki İrlandalılara dikkat! Yurt dışından birçok kişi benimle temasa geçmek istemektedir. Bu da işin ciddiyetini gösterir.

Üç önemli kitabınız var.Bu kitapları okuduk ve çok beğenildi.Kitaplarınızı okuduktan sonra melamilik hakikatini kavradık.Atatürk’ün istihbarat çalışmaları için bu tür bir yapılanma kurdumu ?Bu konu hakkında bilgi verirmisiniz?

Öncelikle kitabıma gösterdiğiniz teveccühten dolayı teşekkür ederim. Evet Atatürk de bu tip yapılanmaları kurdu… ve hala devam etmektedir. Bu konuda yazmakta olduğum bir kitapta detay vereceğim. Şimdilik bu kadar…

Bir tvde konuk olduğunuz bir programda meclis tutanaklarının basıldığı bir ansiklopedide içiçe geçmiş ay ve yıldızdan oluşan bir damgayı gösterdiniz.Yine sizin aracılığınızla önemli bilgiler edindik.Bu konudan kısaca bahsedermisiniz?

Gösterdiğimiz Türk devlet teşkilatının amblemiydi. Üstelik eski ve orijinal belgeden ifşa ettik. Bu konuyu da yazmakta olduğum kitapta detaylı anlatacağım inşallah.

İsrail’in son mavi marmara saldırısı hakkında ne düşünüyorsunuz?İsrail’in yaptığı bu hamle 3. dünya savaşının derinden gelen kıvılcımlarının işareti mi?

İsrail kendi hedefleri doğrultuda her zamanki ALÇAKLIĞINI yapıyor. Bu seferki fark, ucunun bize dokunmasıydı. Eceli gelen it misali yanlış duvara çarptı. 3. Dünya savaşını şu etapta göze alamaz. Çünkü daha bazı ulaşması gereken planları var. Daha o aşamaya gelemedi. Bu planları bozan yine yüce Türk devleti oldu. Bunu, yakın bir gelecekte bir tüm dünya anlayacaktır. Bu konuda da içimizdeki İrlandalılara dikkat! Bizden gözüküp onların çıkarlarına hizmet eden odaklar, kişiler demagojik faaliyetlerde ve duygusal senaryodalar; yazıyorlar, oynuyorlar (İsrailliler cici edebiyatı). Müslüman 9 Türk’ün yerde kalmamalıdır. En çok sorumluluk bu hükümete düşüyor. Gelişmeleri bekleyip göreceğiz; takipteyiz.

Sinan Meydan’ın sizin hakkınızda çok talihsiz açıklamaları oldu.Bu konuda Atatürkçülere söylemek istedikleriniz hakikatler nelerdir?

O şahıs bilgisizce hareketinin kurbanı oldu. Açıkladığımız belgenin reddini, bu millete iki garip hurdacıyı pilot veya asker diye yutturmaya kalkan bir öğretim görevlisi yaptı. Oysa ben, hava kuvvetleri komutanlığının ilgili bölümüne orijinal belgeyi 2 defa, hiçbir hak takip etmeden göndermeyi -ısrarla- teklif ettim. Haber bekliyoruz. Çünkü bizimle ilk iletişime bu kurum geçti. Bize çalışmalarının sürdüğünü söylediler. Gerekirse ileride detay veririm. Bu ülkede kriptoyu ayırt edemeyen araştırmacı ve öğretim görevlilerinin olması üzüntü verici. Sarıkamış belgelerini bu ülkeye kazandıran Prof Dr. Birgün Sönmez hocaya da bir öğretim görevlisi aynı şeyi yapmış. Hoca telefon açıp “Bu belgeyi senin doktora tezinden aldım; bana neden hakaret ediyorsun?” dediğinde, “Biz tarihçiyiz. Bugün böyle deriz, yarın inkar ederiz; sana ne…” demiş. Televizyonda hoca bu olayı anlatınca hem kızdım, hem güldüm, hem de rahatladım. İşte realite… Kıskançlık veya başka şeyler… Zaten bu konuda millet gereken cevabı verdi o şahıslara…  Yalnız bu soruya ek olarak şunu söylemeliyim: Atatürk bir kesimin malı değildir; bu milletin değeridir. Benim tasavvufi yönüm olmasından dolayı Atatürk hakkındaki görüşlerimin samimi olmayacağını deklare edenlere şunu söylemek isterim: Atatürk’ü dindarlar da sever milliyetçilerde… Çünkü Ata bu milletin değeridir. Ama Marksistler, Leninistler, Maocular, masonlar sevemez. “Kemalistiz” demeleri ne kadar samimi? Hem Leninist olup hem de Kemalist nasıl olunur? Sempati ayrı bir şey, Atatürkçülük maskesini kullanmak ayrı bir şey… Siz Türk gençliğinin, Ata’yı bu kesimin elinden kurtarmanız en büyük devrim olacaktır. Büyük Türkiye’nin de püf noktası budur. Çünkü bunları taklit eden diğer ideolojiler de Ata’yı kullanmaya başladılar; asıl tehlike bu. Doğrusu ve yanlışı ile Atatürk bu milletin değeridir; kime ne…

Benim evime bir bakan ziyarete gelmiş ve gazeteler haber yapmıştı. Beraber resim çekilmişti evimde… Zaman zaman sakal bırakır ve keserim. O günlerde de sakal bırakmıştım. Bunu bile haber yapıp “Sakallı Oktan Keleş ve Bakan… İşte bunun Atatürk hakkındaki belgeleri ne kadar doğru?” diye çirkince haber bile yapmışlar. Anka projesi Ata’yı öven, dahiliğini ispat eden bir belgeydi. Bundan en çok İsrail rahatsız oldu. Zira birçok dindar kurban bayramında “Kurban derilerimiz bu sene THY’ya… Heronları biz yapalım; Mehmetçiğimiz şehit olmasın.” dediler. Takdir sizin.  Kullandıkları üslup ve dil kalitelerini gösterir. Bunlara cevap vermeye tenezzül etmiyorum. Bunların kim oldukları ve maksatları yakında meydana çıkacaktır. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Bu milletin her kesiminin ortak bir noktada birleşebileceğinin ispatını göstermeniz birilerini ürkütecektir. Tüm emeği geçenlere -başta Baran Aydın

Kardeşim sana- teşekkür ediyor, başarılar diliyorum; var olun. Her şey “Büyük Türkiye” için.

Saygılarımla…

—Çok teşekkür ederim Sayın Oktan Keleş.

BARAN AYDIN

FBKG//İLK KURŞUN

Bunlar da hoşunuza gidebilir...