Türk’ün Manevi Sırrı MÜNİR DERMAN Anlatıyor: Gönül

(Mekânda  iken  lâ mekâna dalmak).

Gözümün nuru  namazdır.

Semaya bakmak, sonsuzluğa, bir  nevi  lâ  mekâna  bakmaktır. İnsan, aklın varamadığı lâ  mekânı içine almış  bir mekândır.

Sema, Allah’ın var olduğunun en büyük delilidir.

Şu cümleleri anlamak gönül işidir.

Denizde boğulsan bile eğer balık yemezse su seni muhakkak sahile karaya atar. Suyun  bir bildiği var demek..  Al malını… Allah seni topraktan yarattı. Mayanda harcında ben de varım amma… Toprak olmasaydı ben de görünmezdim.

Şu iki dostluk için: Toprak altında ölen, suda boğulan Allah nezdinde şehit sayılır.

Rahmeti dostun olan toprak da ara…

Ben su, bunu gizledim amma topraktan yukarı buhar halinde çıkarım. Tekrar inerim ismime rahmet darlar. Bazen de afet olurum. Fakat sebebini bilmem. Siz sebebini bulun. Bulur  bunu su da hem. Amma…, Amması var.

Bende kabahat yok… Kendinde ara… Allah sana güç verdi. Akıl verdi. İrade verdi. Kendi işini kendin yaparsan, Allah’ın verdiği malzeme ile yapmış olursun. O halde onunla birlikte yapıyorsun demektir. Aha bu son cümleyi anlayan bütün kâinat sırrını anlar. Anlayan bütün kainat sırrını anlar.

Kendine güvenmek Allah’a güvenmek olduğunu bil. Miskin olup başkasından yardım isteme, Allah’ı unutup şirke girme. Kendini bırak O’na. O ne yaparsa güzel yapar. Böylelikle asıl dostun ile dost olursun. Bu hareketinle da her şeyi Allah’dan istemiş olursun… Allah ne lütuf ve ihsan etmiş ise sen o’sun o kadarsın… Dünyada her şey bir kanuna tabidir. Değişmez. Ne kadar küçülürsen ona o kadar yanaşırsın, ölüm bu küçülmenin son hudududur. Küçülme “Kibirden arınma, ilâhi tevazu içinde olmadır”. O’na kavuşursun bundan dolayı…

Herkes Ölümü zaika olarak tadacaktır. Demek ki işin içinde zevk gizli. Allah insana serbestiyet vermiştir.

Bundan dolayı Allah ile her an birlikte olmak senin elinde… Bu sûretle. alemi cismani ile aleni ruhani hududunda bulunmuş olursun ki bu hudut “gönül” denilen nesnedir.

Kalp gözü dedikleri gönül gözüdür. Her an Allah’ı görmüş olursun Fakat sen farkında değilsin. Ağlamak insanı kâmil yapar derler.

Bu hâl fani olduğunu ve aciz bulunduğunu bir nevi itiraf ve tasdiktir.

Hakkın verdiği kuvvet ile çalış. Alın terinin kirlisi yoktur. Onu hile, yalan, haram ile kirletme… Allah’ın helâl hazinesinin hududu yoktur.

Allah’ın helal rızık kapısı kapalı gibi görünürse de alın teri ile müracaat edenin elini kapı boş çevirmez. Aksini düşünmek küfürdür.

Sen yeter ki istemesini bil.

Allah’dan istemek en büyük ibadetdir. İbadet bu istemenin temizliğine kavuşmak olduğunu unutma.

Fatiha sûresini oku da anla. Söz alıp verme var onda. Sen bir defa elini temiz tutarak aç. Oradan boş dönme yoktur.

Allah  “kapına geleni boş çevirme” buyuruyor. Kendisi hiç boş çevirir mi? Bunu düşünmek bile küfürdür. Aman dikkat et… Kapının tokmağını çalmasını bil… Errezzakı alemdir.

Münkiri de kâfiri de hiçbir yaratığı geri çevirdiği düşünülemez. Allah’ın helal rızık hazinesi haram rızkı yok edecek derecede hudutsuzdur.

Dünyada muayyen bir müddet kalacağını hakkı ile bilene verilen rızkına kanaat edip yaşamak (nefsin)… Ahireti terk ederek cehennem korkusundan ve cennet mükâfatından dolayı düşünmeyerek Allah’a ve peygambere bağlı yaşamak (gönlün)…

Kendi kendini terk etmek ve hiç olduğunu bilerek Allah’dan başka hiçbir şeye rağbet etmemek (canın) zühdün. Yani Mansur gibi olmak.

Bir damla suyu denize dökersen ikilik denizde kaybolur. Deniz denizdir. Damla da damladır. Deniz coşsa dalgalansa burada irade denizindir. Damlanın değil.

O koskoca deryada damlayı bulmak imkansız. Ne akıl ile ne de kimya ile bulamazsın.

Mutlak hakikat Allah’dır. Her şey ondan…Fakat hiçbir şey o değil… (Tevhid) bunu bilmektir ve bu Hak demektir. Aman dikkat et. Anlamayanlar, Mansur gibi başını vururlar… O zaman ne kulak, ne göz işe yaramaz. Hiç olduğunu anlamak (Hak) demek budur. Mansurluğunu ilan etme… Allah ile senin aranda sır kalsın…

O zaman,ceset ile,insanın görünmeyen öte tarafı hududundasın…  Bunun arası kalp gözü dedikleri ve tarifi mümkün olmayan (gönül)dür.

Cesedi ile imkân aleminde! ruhu ile kudret aleminde olmak (gönül) gözünün açık olması demektir.

Namaz miraçtır demek: Gönül ile hak olana bağlanmaktır.

Gönül: Hak olana bağlanmanın ismidir. Bunu unutma…

Mecnun gibi Leyla’ya bağlan…

O zaman çölü de görmezsin, kumu da sıcağı da. Allah’dan başka o aşkla bir şey göremezsin. Hiç ol ki onunla birlikte olduğunu anlarsın o zaman…

Sana son öğüt: Akşam ve sabah namazlarını vaktinde kıl aslanım. Kim ne derse desin o iki namazın kazası yoktur.

” Süvariler bile sizi kovalasa sabah namazının sünnetini kaçırmayın” diye Resulü Ekrem bağırıyor. Bir gün gelir bu suretle (gönül) ne imiş öğrenirsin o zaman bana da dua edersin. (Allah gönlün gibi versin)demek ne demekdir. O zaman anlarsın bu duayı.

Namaz gözümün nurudur buyurdu Resulü Ekrem. Namazın gözle ne alâkası var bilir misin “Ben kulumla görürüm” diyor zülcelâl.

Bu Allah ile beraber hem kendini hem de haliki hak olarak görmek demektir. Bu (gönül) dedikleri nesne işte budur.

Münir Derman

Bunlar da hoşunuza gidebilir...