Turan ve Kürdistan

Gençliğimizde Turan ideali peşindeyken, Kürt asıllı olan, fakat Türkçüğün ve Turancılığın önderlerinden rahmetli Ziya Gökalp’ın dizileri aklımızdan çıkmaz, dilimizden düşmezdi:; 
“Vatan Türkler için ne Türkiyedir, ne Türkistan..
Büyük ve müebbet bir ülkedir
Turan…” Ve;
“Düşman ülkeleri yıkılıp harap
olacak
Türkiye büyüyüp Turan olacak…”
Ama önce Sovyetler Birliği, komünistler, egemenlikleri altındaki Türk boylarını türlü entrikalarla böldüler. Daha da acısı, Türk hükümetleri, Orta Asyadaki soydaşlarımızı ve Turan idealini ihmal etti.
Mustafa Kemal; “Bir gün gelecek, Sovyet İmparatorluğu yıkılacak ve o zaman kardeşlerimize el uzatmanın sırası gelecek” diyordu. Ne var ki, Atatürk’ten sonra, Sovyet Kızıl Ordu korkusundan Türk birliği tamamen ihmal edildi. Hatta, İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra, Kızıl Ordu’dan kaçan Azeri kardeşlerimiz sınırımızdan içeri alınmadı ve Ruslar tarafından gözlerimizin önünde kurşuna dizildiler.
Bundan da vahim olmak üzere, Türkiye’deki Turancılar ve Türkçüler, Reha Oğuz Türkkan ve o sırada Yüzbaşı bulunan Alparslan Türkeş, ırkçılık suçlamasıyla tutuklandılar. Tabutluk tabir edilen hücrelerde işkence gördüler, yargılandılar.
Ben o yıllarda lise talebesiydim ama, Gökbörü ve Bozkurt dergilerinde örgütlenen guruba mensuptum. Tabutluklara tıkılmaktan kıl payı kurtulmuştum.
Zamanın solcu ve liberal aydınlarına göre bizler faşist ve ırkçıydık. O yıllarda yaşananlar, bugüne kadar süren ve hatta hâlâ devam eden derin gafletin bir başlangıcıdır…

***

Bizler durduk, durdurulduk… Ama karşı taraf, Kürtler, PKK durmadı, durdurulamadı. Yıllardır canımızdan can koparıyorlar… Kısacası biz; “Türkiye büyüyüp Turan olacak” derken, şimdi, “Türkiye küçülüp, Büyük Kürdistan olacak!..”
Nitekim, Büyük Kürdistan kapımızda… Başbakan Erdoğan’ın Suriye açılımını fırsat bilen PKK temsilcileri, BDP’liler, paçavralarını Amed dedikleri Diyarbakır’a dikmeye hazırlanıyorlar.
Selahattin Demirtaş pervasızca ilan ediyor; Türkiye’de özerk Kürdistan olacak!..
Zaman ve Başbakan Erdoğan’ın hazırladığı zemin müsait… TSK’dan falan korktukları ya da çekindikleri de yok…

***

Batı dünyası, ABD ve AB bu durumdan hiç te endişeli değil. Neticede PKK ve Barzani, onların petrol kuyularının ve enerji hatlarının sadık muhafızları.
Türk ve Turan ideali korkusu, Batı’nın ezeli endişeleri arasındadır. Soğuk Savaş yıllarında, Orta Asya’daki Türk birliğinin Sovyet tehlikesine karşı kullanılmasını öneren genç bir ABD’li subaya, NATO Komutanı Alfred Haig’in verdiği şu cevap çok manidardır;
-Doğrudur, Türkler Orta Asya’yı kurtarır ama, sonra bizi Türklerden kim kurtaracak?..
Bunu bana Amerikalı bir dostum
anlatmıştı…

***

1919’da Türkiye savaştan yenik çıktığında bir İngiliz rapırunda; “Türkler şu anda mağlup görülüyorlar, ancak ilerde Asya’daki Türklerle birleşirlerse canımıza okurlar” denerek, endişeleri dile getiriliyordu.
Gerçekler böyleyken, maalesef günümüzde bunları görmeyen, Büyük Kürdistan’a destek veren yazarlarımız, aydınlarımız var. Bunlardan biri de, Radikal yazarı Oral Çalışlar. Son yazısında; “Türkiye, Kürt coğrafyasının en modern ve en özgürlükçü katmanını oluşturan ‘Türkiye Kürtleri’yle bir an önce barışmalı” diyor.
Arabın aklı değil “hin aklı” …

***

Fransa’nın bir, “Legion d’honneur” (şeref nişanı) vardır. Mesela, Sevr Anlaşmasını imzalayan Rıza Tevfik’e de bu nişandan vermişlerdi. Bilmem bugünlerde bu nişanı kimlere vermeyi düşünürler. Acaba Oral da akıllarına gelir mi!..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...