TERÖR EŞKİYALIĞI ULUS VE YURDUMUZU BÖLEMEYECEKTİR!

Yıllardanberi ulusumuz içinde “savaş” varmış gibi gerçek dışı bir kanı oluşturmak isteyen, kimisi siyaset bazirgânı, kimisi kiralık kalem, kimisi bilgisiz “sözde-aydın”, … yabancı-yerli sömürgenler, “barış istiyoruz” diyorlar!

OYSA Ulusumuz içinde düşman kamplar türünden bir etnik bölünmeyi, 40 yıldanberi sürdürdükleri/destekledikleri terör eşkiyalığıyla başaramadılar.
Atatürk bu sağlam tarihsel toplum dokumuzu 1922′de ilân etmişti:
“Türk ve Kürt asıllı yurttaşlar, Türkiye’nin her yanında öylesine iç içe girmiş ve kaynaşmışlardır ki, TÜMÜYLE TÜRKİYE’Yİ MAHVETMEDEN ÖZERK BİR KÜRDİSTAN ORTAYA ÇIKARMAYA OLANAK YOKTUR.” diyordu.
Bu değerlendirme 90 yıl sonra bugün, bin kez daha geçerlidir.
Eşkiya başına af, ulus çocuklarını birbirine düşman etmek üzere ayrı ayrı eğitimeyi amaçlayan “ana-dilde eğitim” demagojisi, yerel yönetimleri Orta Çağın feodal beyliklerine dönüştürüp Türkiye’yi Selçuklu ve Osmanlı’nın çöküş dönemlerindeki “fetret” (yönetilemezlik) ortamına düşürme .. gibi hain amaçlar, “ölüm orucu” gibi eylemlerle ulusumuzun gözünden ve bilincinden gizlenemez, gizlenememelidir.
Atatürk’ün belirttiği gibi “Beş yüz yıllık güzel Türk yurdu Rumeli”, Osmanlı’nın yıkılış on-yılarında, bu türden dış-iç sömürgen güçlerce Türk yurdu olmaktan çıkarılmış, her kökenden milyonlarca Türk, yüzlerce yıllık yurtlarından sökülüp sökülüp ölüm, yokluk, açlık, hastalık, … pençesinde tüketilmişti.
1924 “Mübadele”sini (Nüfus değişimini), sözde “insancıl duygularla, ama üstelik asıl olarak Anadolu’dan gönderilen Rum nüfus açısından “ah vah”larla kalemlerine, filmlerine ve dillerine … dolayanlar, milyonlarca Rumelili Türk halkına yapılan kıyımlardan hiç söz etmiyorlar.
Tıpkı bunun gibi, bugün de BOP güdümlü, 12 Mart ve 12 Eylül danışıklı-faşizmiyle üzerine benzin dökülen PKK eşkiyalığının, Türkü, Kürdü, Zazası, Arabı .. ile yalnız milyonlarca Güneydoğu Anadolu’da yaşayan ulustaşlarımızın değil, bütün yurt yüzeyindeki tüm ulusumuzun yaşamını mahvetmek ardında olduğunu dile getirmiyor, teröre karşı ulusal ölçüde bir direniş dayanışması gerçekleşmesini engelleyici bin türlü saptırmalar yapıyorlar.
Ama boşuna! Sonunda yine utanç içinde yenik düşecekler!
Atatürk önderliğinde kurulan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’ni hukuk düzeni, ulus ve yurt tanımıyla benimsemiş olmayanlar, bu cumhuriyetin kurucusu olan Türk ulusunun tüm ögeleri arasındaki yıkılmaz dayanışma karşısında yenilgiye uğramaya yazgılıdırlar.

Prof. Dr. Özer Ozankaya
İLK KURŞUN

Bunlar da hoşunuza gidebilir...