Sayın Kılıçdaroğlu Sen Önce Kendi İçindeki PKK ve BDP’lileri temizle. Ya da BDP ye Eş Başkan ol…

Sayın Kılıçdaroğlu Sen Önce Kendi İçindeki PKK ve BDP’lileri temizle. Ya da BDP ye Eş Başkan ol…

Muhalif duruşum sebebi ile genellikle AKP’yi eleştiren yazılarım çoğunlukta olsa da, Yeni CHP’yi de yeri ve zamanı geldiğinde mutlaka eleştirmekten geri kalmamışımdır. Çünkü bir gazeteci olaylara ideolojisine göre değil de, nesnel olarak bakarsa bu onun tarafsız, dürüst ve ilkeli olduğunu ortaya koyar. Eğer bunu başaramazsa onurunu ve gururunu bir kenara atarak sattığı kalemini kanına dokunan olaylar için bile taraflı yazmak zorunda kalır. Buna da kısaca satılık kalemşörler denir.

Her ne kadar CHP’li olsam da parti içinde yaşanan olumsuzlukları görmezden gelmem beni CHP’li değil, Yeni CHP’li yapacaktır. Çünkü Sayın Kılıçdaroğlu, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’ye gönülden destek olanların büyük tepkisine rağmen bu tarihi çınarın başına “Yeni” kelimesini koyarak adeta babasının malı gibi asırlık partimizi farklı bir vizyonun içine sürüklemiştir. Partiye kazanım diye getirdiği PKK ve BDP sempatizanı Sezgin Tanrıkulu ve Hüseyin Aygün’ü partinin bir numaralı adamları yaparak adeta BDP’nin dışarıda kalacak üyelerine sahip çıkmıştır. Sadece bu mu? Hayır, adının başına Sayın(!) demekten dahi kaçındığım ve en son seçimde sırf Gürsel Tekin’in bu parti içerisinde yer almasından duyduğum rahatsızlıktan dolayı oy vermediğim CHP bugün düşündüğüm ve korktuğum hale gelmiştir. Neydi bu adamlara bu kadar sahip çıkmanın anlamı, CHP Diyarbakır Barosu eski başkanlarından olan Sezgin Tanrıkulu değil miydi? Seyyar mahkemelerimizde şerefle karşıladığımız bölücü terör örgütü PKK’lıların avukatlığını yaparak ideolojisinin ne olduğunu belli eden. Nasıl oluyor da kimliği ve ideolojisi PKK ya hizmet etmek olan bir kişi İstanbul 2. Bölge CHP’den ironi yapılarak Milletvekili adayı olarak çıkarılıyordu. Hadi onu da geçtim, açık bir şekilde katilleri savunan bir adam hangi akla hizmet CHP de hukuk ve adaletten sorumlu yetkili yapılıyordu. Terörün savunucusu bir adamdan nasıl bir adalet bekliyor olabilirdiler. O Kılıçdaroğlu değil miydi? AKP’yi sınırda teröristin ayağına Adliye götürdü diye eleştiren, Neden Teröristlerin ayağına kadar gidip 30 bin şehidimizin katilleri için gönüllü avukatlık yapan Sezgin Tanrıkulu’na aynı eleştiriyi yapamıyordu? Hele ki, PKK tarafından sözde kaçırıldığı ve 1-2 gün sonra salıverildiği söylenen CHP Tunceli milletvekili Hüseyin Aygün dün“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e soykırımcı, Tunceli’ye sürekli Dersim” demiş. Bugün de aynı Hüseyin Aygün 30 bin evladımızı şehit eden kahpeler için “hak savaşçısı kardeşlerim, canlarım” diyerek kime hizmet ettiğini ortaya koymuştur.

Yıllardır CHP yönetimi aynı zihniyetin elinden bir türlü kurtulamadı. CHP’yi ayakta tutan bir Trakya ve Ege varken, Sayın Kılıçdaroğlu Tunceli ilimizi adeta CHP’nin kalesi gibi görmesi bana tuhaf geliyor. O zaman CHP kurulduğu günden beri CHP ye sahip çıkan ve balon olmayan bir Ege ve bir Trakya CHP’nin neyi oluyordu. Sayın Kılıçdaroğlu’nun biraz kitap karıştırması ve Tunceli ilimizin bu güne kadar kime oy verdiğini görmesi gerekir. Eğer görmezse ve ısrarla görmemeye devam ederse Ege ve Trakya Sayın Kılıçdaroğlu’na en güzel cevabı mutlaka verecektir.

Son söz; Hüseyin Aygün, cesur ol da PKK’lı kardeşlerinin yanına elle günle gittiğini yüreklilikle söyle.

Saygılarımla

Hakan SÖNMEZ
İLK KURŞUN

Bunlar da hoşunuza gidebilir...