Savaşın Gerçek Karargahı “Medya”dır

Yaşadığımız örtülü savaşların ve rejim değiştirme savaşlarının nasıl yapıldığını öğrendik.

Bu savaşlar önce medyada başlıyor.

CNN International ve BBC bir propaganda kampanyası başlatıyor.

Arkasından, Avrupa ülkeleri medyaları katılıyor.

İran hariç, tüm Müslüman ülkeler, Amerikan denetiminde olduğu için, onların medyaları da propagandanın bir parçası oluyorlar.

Müslüman ülkelerde kurulu Amerikan televizyonları, alt edilecek ülkenin halklarına yoğun bir baskı uyguluyorlar.

Zaten var olan etnik ve mezhepsel ayırımlar kışkırtılıyor.

Üstüne bir de, kitle imha silahları ve kimyasal silahlar yalanı ilave ediliyor.

Amerikan denetimindeki Müslüman ülkeler ve Avrupa ülkeleri ile beraber olan Amerika, bunlara “uluslar arasılaşmış” olma sıfatını veriyor.

Dünyanın büyük bir kısmı Amerikan planının dışında olmasına karşı, hareket uluslar arası sıfat kazanmış oluyor.

Dünya kamuoyu belli bir seviyeye taşınınca, belli odaklar anketler düzenliyor.

Kamuoyu imalatını tamamlanması savaşın %70’inin kotarılması anlamına geliyor.

Gerçek savaş karargâhının medya olduğunu söyleyebiliriz.

Bu süreçte, CIA ve diğer gizli servis odakları medyayı yönlendirecek yalanlar ile besliyor.

Dün gece, CNN International Televizyonunda ibret verecek bir tartışmaya tanık oldum.

Sözde gazeteci olan, Christiane Amanpour, karşısında oturan, Amerikan Devletinin Dışişleri Bakanlığından bir kadın.

Konu; Suriye’ye müdahale edilmesiydi.

Christiane Amanpour, dışişleri yetkilisini, Suriye’ye müdahale konusunda Amerikanın yeterli etkinliği göstermediğinden şikâyetkar oluyordu.

Yetkili, “müdahalenin Libya’daki kadar kolay olmayacağını, şartların farklı olduğunu” söylüyor.

Yetkili ilave ediyor. “Muhalif guruplar arasında birlik yok, farklı guruplar Esad’a karşı savaşıyor” diyor.

Amanpour, “olsun Yugoslavya’da da farklı guruplar vardı”diyor.

Yetkili, “NATO ülkeleri arasında birlik vardı” ,”Burada (Suriye) farklı guruplar var” diyor.

Amanpour, “Amerika kendi başına müdahale etsin” diyor.

Yetkili ise, “Bu durumda Rusya ve Çin devreye girecek” diyor.

Amanpour, telefon bağlantısı ile John McCain’i programa alıyor.

McCain ise, “Türkiye de hazır, müdahale etmenin tam zamanıdır” diyor.

Bu tartışma devam ederken, Suriye’den muhaliflerin verdiği vahşet görüntüleri veriliyor.

Bu tartışmayı şunun için naklettim.

Amerikan derin devletinin, bir sözcüsü olan Amanpour, Dışişleri Bakan Yardımcısının üzerinde bir konumda olduğunu görmek, seçilmişlerin, ne kadar da zavallı durumda olduğunu anlamak için yeterlidir.

Amerika’da gerçek iktidarın, yani para sahiplerinin gerçek temsilcilerinin medya kuruluşlarında, savaşın karargahında olmalarını anlamak gerekiyor.

Şimdilerde, Amerika’da müdahale edelim mi, etmeyelim mi anketleri yapılıyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...