MHP Bitlis İl Başkanı; Kürt Açılımı Bölünme Projesidir !

Sayın Başkan, Bitlis’de yapmış olduğunuz faaliyetler hakkında okuyucularımıza bilgi verir misiniz? 

-Öncelikle, bize böyle bir fırsatı verdiğiniz için şahsınıza ve şahsınızda bütün Ortadoğu Gazetesi mensuplarına teşekkür ediyorum. Sayenizde Bitlis’i, Bitlisliyi, Bitlis’te MHP’yi, çalışmalarımızı, beklentilerimizi ve hedeflerimizi milletimizle paylaşma şansına sahip olacağız. Boğazdaki yalılarda ya da tatil beldelerindeki şatovari evlerinde, ellerinde viski kadehleri, ağızlarında purolarla Türkiye’ ye, Türk Milleti’ne, bölmek ve parçalamak suretiyle kefen biçenlere, bunun olsa, olsa tatlı bir Amerika-Avrupa rüyası olabileceğini anlatama fırsatı bulabileceğim için çok mutluyum. Türkiye sevdalısı olup basın-yayın kuruluşlarında yayınlanan tefrikalardan etkilenip üzülen, kahrolan, ülkem bölünüyor diye düşünen gönül dostlarıma da, YOK ÖYLE BİR ŞEY! Siz orda da biz burada olduğumuz sürece hiç kimsenin gücünün bu milleti bölmeye yetmeyeceğini söyleyebileceğim için ayrıca çok mutluyum. Bir kez daha bize bu güzel fırsat verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

    
Sayın Çiçek, Bitlis, coğrafyası, bulunduğu konum, tarihi geçmişi ve insanının yapısı gereği doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde hep çok önemli işler başarmıştır. Doğu ve Güneydoğu da Ülkücü hareket adına hep ilklere imza atmıştır. Tarihi boyunca hiçbir güce boyun eğmeyen Bitlis, 30 yıldır süren bölücü teröre de bu süreç içinde asla boyun eğmemiştir. Bölücü terör Bitlis’in hiçbir ilçesinde, beldesinde, köyünde hâkimiyet sağlayamamıştır. Bütün baskılara ve şiddete rağmen Bitlis ve Bitlisli PKK ya teslim olmamış ve bir tek gün, bir tek kepenk bile kapamamıştır. Sağduyu hep galip gelmiştir ve hep galip gelecektir. 1999 milletvekili seçimlerinde Partimiz Bitlis’te milletvekili çıkarma başarısını göstermiş, 2007 seçimlerinde bölge ortalamasının çok üstünde oy almasını başarmış, 2009 mahalli idareler seçiminde Sayın Genel Başkanımızın çok istediği Anadolu’daki ilk başkentimiz olan Ahlat’ın belediye başkanlığını almayı başarmıştır. (İnşallah bir sonraki seçimde de, sonsuza kadar yaşayacak olan son başkentimiz Ankara’nın belediye başkanlığını da MHP alacaktır. Çabamız ve dualarımız bu yönde olacaktır.) 1970 li yıllarda doğu ve güneydoğudaki ilk belediye başkanımız Adilcevaz’dan seçilmiştir. Doğu ve Güneydoğu’da Ülkü Ocakları ilk Tatvan da kurulmuştur. Milletimizin manevi dünyasının birçok önemli ismi Bitlis te doğmuş ve yetişmiştir.
Bitlis daha onlarca özelliği ile Doğu ve Güneydoğunun ebediyete kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir parçası, önemli bir parçası olmasının en önemli güvencelerinden birisidir, birisi olmaya da devam edecektir.
Sayın Çiçek, göreve başladığım günden bugüne birçok şeyi yapmanın, gerçekleştirmenin gayreti içinde olduk. Öncelikle İl Teşkilatımızın ve İlçe Teşkilatlarımızın MHP ye yakışır ortamlarda faaliyetlerini sürdürebilmeleri için yeni mekânlar ve o mekânlara uygun demirbaş vb. şeylerin alınması gerçekleştirildi. Şuan bütün teşkilatlarımız gerek konum olarak gerekse iç donanım olarak batı’daki birçok il ve ilçe teşkilatlarımızdan çok daha iyi ortamlarda faaliyetlerini sürdürmektedirler. Özellikle İl Teşkilatımız sabah saat 9.30’dan akşam saat 19.00’a kadar açık tutulmaktadır. İl başkanı ya da birkaç İl yöneticisi sürekli partide bulunmaktadır. İlçe Teşkilatlarımızın da açık tutulma süreleri her gecen gün artmaktadır. Özellikle İl Teşkilatımıza vatandaşlar büyük ilgi göstermekte, sanki iktidar partisiymişiz gibi dolup taşmaktadır.
15 günde bir İl Yönetimi toplanmakta ve durum değerlendirilmekte, yapılacaklar karar altına alınmaktadır. Gelişen olaylara göre de ayda bir ilçe Başkanlarımızla toplanılmaktadır. Esnaf ziyaretleri, ev ziyaretleri, kamu kurumlarının yöneticilerinin ziyaret edilmesi ile vatandaşların taleplerinin karşılanması, genel merkezimizce istenen bilgi ve belgelerin zamanında hazırlanıp gönderilmesi ile yapılması istenenlerin yapılması gibi bir dizi faaliyet yürütülmektedir. Seçimlere çok az bir sürenin kaldığı bugünlerde ise bildiğiniz gibi yoğunluğumuz ve gayretlerimiz kat be kat artmıştır.

-Doğu Anadolu Bölgesi’nin ve Bitlis halkının yaşadığı gerçek sıkıntılar nelerdir, çözüm yolları sizce neler olmalıdır? 

En büyük sorun hiç şüphesiz ki işsizliktir. Yıllar yılı uygulanan yanlış ekonomik politikalar ve yaşanan terör neticesinde bölgede işsizlik had safhaya ulaşmıştır. Eskiden var olan kamuya ait fabrikaların (EBK-Yem sanayi gibi) özelleştirilmesi kanayan yarayı kangren yapmıştır. Kamuya ait yerlerin yandaşlara peşkeş çekilmesi ve neticesinde kapanması, özel sektörün hemen hemen hiç olmaması işsizliği tetiklemiştir. Ve bu aynı zamanda PKK’ya potansiyel bir tabanın oluşmasına da vesile olmuştur. İşi-gücü olmayan gençlerin terör örgütünün ağına düşmesi son derece kolay olmuştur ve çare bulunamaması halinde bu bataklık varlığını devam ettirecektir. Devletin zaman geçirmeden bu bölgeye özel üretime yönelik ve işsizliği önleyecek büyük yatırımlara girişmesi gerekmektedir. Bırakın özelleştirme yapmak, yeni-yeni fabrikaların kurulması şarttır. 1923 te nasıl ki özel sektörün yokluğunda devlet bütün yatırımları yaptıysa bugün de aynı biçimde bölgeye özgü yatırımlar yapmalı, terör bitene ve özle sektör yatırımları yoğunlaşıncaya dek.
İkinci büyük sorun terör olaylarıdır. Terörün yarattığı kargaşa ortamı insanlarımızın geleceğine umutla bakmasına engel olmaktadır. Bezginlik, bıkkınlık, ne zaman bitecek, nasıl bitecek vb gibi sorular insanlarımızın beynini kemirip durmaktadır. Terör örgütüne çocuklarını kaptıran aileler, çatışmalarda çocuğunu kaybeden anneler-babalar ve bunların yakınları… Bunların devlete bakışları… Artık silahlar sussun, bitsin de nasıl bitecekse öyle bitsin düşüncesi her gecen gün daha fazla kendini hissettirmektedir. Olsun da nasıl olursa olsun düşüncesinin yaygınlaşmasının son derece tehlikeli olduğunu görmek ve ona göre herkesi kucaklayan, kardeşliği öne çıkaran, sarıp-sarmalayan, şefkatli, sosyal-ekonomik ve kültürel tedbirleri de içeren ciddi programlara ve her şeyden önce milli, üniter yapıyı savunan, bin yıllık kardeşliğe helal getirmeyecek bir anlayışa sahip siyasi bir iktidara ve iradeye ihtiyaç vardır.
Üçüncü büyük sorun terör olaylarına bağlı olarak köylerden şehir merkezlerine kaçıştır. Yani mecburi göçlerdir. Ne olacağının hesabının hiçbir şekilde yapılmadığı, canını kurtarmak için köyünü terk eden insanların şehirde karşı karşıya kaldıkları problemler ciddi sıkıntıların gelecekte yaşanmasına altyapı oluşturmaktadır. Terörün bitirilmesine yönelik tedbirlerin başarısı bu sorunu da yok edecektir.
Dördüncüsü ise, başta sağlık ve eğitim olmak üzere diğer bütün alanlarda batı bölgelerimize göre yaşanan eksikliklerdir. Ciddi manada istismar edilen ve karşılaştırmalar yapılamak sureti ile insanımızın kafasının karışmasına vesile kılınan bu durumun kaldırılmasına yönelik tedbirlerin bir an önce alınması gerekmektedir.
Beşincisi ise, bizatihi bugün ülkemizi yöneten siyasal iktidarın ta kendisidir. Bir sadaka kültürü oluştu ki sormayın… Fakiri-fukarayı sömürmesini mi, aradan bedavadan geçinmeyi meslek edinmeye başlayan aylakları mı, terörün ve teröristin cirit atması için gösterdikleri toleransı mı, devletin kaynaklarının, ihalelerinin yandaşlara ve örgüt sempatizanlarına verilmesini mi, teröristin karşısında eli kolu bağlanmış güvenlik kuvvetlerini mi, polisi tokatlayacak kadar pervasızlaştırdıkları sözde milletin vekilini mi… Saymakla bitmeyecek o kadar çok şey var ki… Hangisini söylesem. Hangisi daha az zararlı, hangisi daha ehven? Ona da kamuoyu karar versin!

-MHP’nin iktidara gelmesi durumunda Bitlis’te ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde sizce neler değişecektir? 

Daha önce ifade ettiğim veya etmediğim ne kadar olumsuzluk varsa Milliyetçi Hareketin İktidarında hem ilimizde hem de bölgemizde tedrici olarak bir bir yok olacaktır. Her şeyden önce bu ülkenin ve bu milletin birliği, dirliği, beraberliği, kardeşliği ve beraber yaşama arzusu yeniden dirilecektir. 30 yıldır süren bu terör belasının kökü kazınacaktır. Bu ülkenin insanları artık gabar dağlarında ya da her hangi bir yerde birbirine kurşun sıkmayacaktır. Türk’ü ile Kürd’ü ile 73 milyon vatan evladı birbirini kardeş bilecek ve analar artık ağlamayacaktır. Bir milli seferberlik anlayışı içinde ekonomik, sosyal ve kültürel alanda ciddi hamlelere girişilecek, istismara açık olan bütün alanlarda ciddi iyileştirmeler gidilecek, bölge insanın yüzü gülecektir. Aş-iş, okul, hastane, yol, su vb gibi alanlarda büyük gelişmeler yaşanacaktır. Türkiye’nin doğusu ile batısı arasındaki sosyo-ekonomik dengesizlikler minimize edilecek, zaman içinde yok edilecektir.

-AKP iktidarının yapmış olduğu PKK açılımı bölgede ne gibi tepkileri doğurmuş ve bölgeye etkisi ne olmuştur? 

Olumlu olarak ifade edebileceğim hiçbir etkisi olmamıştır! Başta sağduyu sahibi vatandaşlarımızın olmak üzere güvenlik güçlerimizin ve bizim demoralize olmamıza, kafamızda ciddi acabaların oluşmasına sebep olmuştur! PKK’lı olmak, ya da onları savunmak geçerli akçe olmaya başlamış, vatansever olmak, birlikten yana olmak ise artık tukaka edilmeye başlanmıştır. Bölücüler ve onun yandaşları keyiften dört köşe, AKP’liler ise ağa babalarının talimatlarını harfiyen yerine getirmenin mutluluğunu yaşamaya başlamışlardır. Kameralar karşısında birbirlerine aslan kesilmelerine kimse aldanmasın! Bölünme projesinin paylarına düşen kısmını icra ederken arada da bir yerlere selam göndermeyi ihmal etmemeye çalışmaktadırlar. Bölünmeyi asla kabul etmeyen ama hoş sözlere aldanıp AKP ye oy veren doğulu-batılı vatandaşlarımızın oylarını almaya devam etmenin gereğidir kapışmaları. Kısaca söylemek gerekirse, açılım projesi, bölücülere ve yandaşlarına daha geniş hareket alanları yaratmış, morallerini yükseltmiş, vatanseverleri de hayal kırıklığına uğratmıştır. Yanlış anlaşılmasın, hayal kırıklığı yaşamış olmamız, onlara boş bıraktığımız şeklinde anlaşılmasın. Mücadelemiz son damla kana kadardır.

-12 Haziran 2011 seçimlerinde, MHP Bitlis il teşkilatı olarak neyi hedefliyorsunuz? 

Öncelikli hedefimiz, listeler kesinleştiği andan 12 Haziran akşamına kadar, kesintisiz bir çalışma ile her köye, beldeye, ilçeye gitmek, mümkün ise her eve ulaşmak, ziyaret etmek, seçim beyannamemizdeki hususları onlara anlatmak, ikna etmek, reklam ve propaganda materyallerinin tamamını en iyi şekilde kullanmak, alanlara hâkim olmak ve bütün bu ve benzeri çalışmalar neticesinde Bitlis’ten Meclise MHP’li bir milletvekili göndermeyi başarmaktır. Bunu, bütün dezavantajlarımıza rağmen, iktidarın devletin bütün gücünü arkasına almasına, para, makarna, altın, vaat, baskı vb gibi seçmenin tercihini değiştirmeyi sağlayacak iktidarın avantajlarına ve PKK’nın bütün baskılarına rağmen başarabiliriz. Daha önce başardık, şimdi yine başaracağız inşallah.

-Bitlis’den okuyucularımıza ve Ülkücü Harekete vereceğiniz bir mesaj var mı?

12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak olan Genel seçimlerin Cumhuriyet tarihi boyunca yapılan bütün seçimlerden daha çok büyük bir öneme sahiptir. Ülkemiz hiçbir zaman bölünmeye, parçalanmaya bu kadar yaklaşmamıştır. Bu bölünmeyi, parçalamayı hızlandıran, tetikleyen bizatihi siyasi iktidarın kendisidir. AKP iktidarının açık ve gizli gündemini vatandaşlarımızı büyük bir kesiminin fark etmemesi normal karşılanabilinirse de, ülkücülerin bunu fark etmemesi, fark edip de gereğini yapmaması normal karşılanamaz. Büyük davanın davacıları, küçük düşünmeye, meydanı boş bırakmaya, neme lazımcı davranmaya hakları yoktur. AKP’nin mideye hitap eden vaatlerine ve göz boyamalarına hiçbir vatandaşımızın, hele hele ülkücünün aldanması hoş görülemez. Gün ayağa kalkma zamanı, gün Milliyetçi Hareketi İktidar yapma zamanıdır.

ALLAH HEPİMİZİN YAR VE YARDIMCISI OLSUN SAYGILARIMLA…

Yıldıray Çiçek

ORTADOĞU

Bunlar da hoşunuza gidebilir...