LOZAN: BARIŞIN VE ÖZGÜRLÜĞÜN TARİHTEKİ EN GÜZEL ÖRNEĞİ

En büyük saldırı olan Batı Sömürgeciliğinin yenilip aşılabileceğini kanıtladığı için;
Bunun ancak özgürlük (ulusal egemenlik) ilkesini bayrak yapan bir “Bağımsızlık Savaşı” ile başarılabileceğini gösterdiği için;

Özgürlük olmadan ne ulusal toplum, ne bağımsız devlet, ne toplumsal dayanışma, ne güvenli yurt, ne ekonomik-toplumsal-kültürel gelişme, ne barış, ne de insan onuru olamayacağını gösterdiği için;
Sömürgeciliğin ütün bunları engellemek için baskıcı-gerici güçleri satın alarak, kendine bağlayarak, etnik, dinsel, feodal ayrılıkları kışkırtarak, iç savaşlar çıkartıp ülke halkının dayanışma gerçekleştirmesini engelleyip kendi boyunduruğu altına aldığını sergilediği için;

Özgürlük altında bütün insanlığın ulusal dayanışma, yurt güvenliği, barış, siyasal, eğitsel, kültürel, ekonomik, toplumsal ilerleme sağlayacağını ve “yurtta da, dünyada da barış” içinde yaşayabileceğini eylemli olarak kanıtladığı için;
Lozan’da bütün bunları engellemek isteyen Batı sömürgeciliğinin, özgürlükle beslenen “ulusal bağımsızlık savaşı” inancıyla yenilgiye uğratılabildiğini kanıtladığı için
21. YÜZYILDA DA İNSANLIĞIN BAŞ ÖZLEMİ OLAN SÖMÜRGECİLİĞİN YENİLGİYE UĞRATILMASI, İNSANLIĞI MUTLU EDECEK TEK YOLUN ONLARI BİRBİRİNE BOĞAZLATMAK DEĞİL, BİRBİRİNE YAKLAŞTIRIP SEVDİRMEK OLDUĞUNUN KAVRANMASI VE BUNU SAĞLAMANIN YOLLARINI GÖSTERMESİ ÖZELLİĞİ İLE ÇAĞIN RUHUNU TEMSİL EDEN ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DİZGESİNE DAYALI OLDUĞU İÇİN İNSANLIK TARİHİNDE ÖZGÜRLÜK VE BARIŞIN EN GÜZEL ÖRNEĞİDİR.

SÖMÜRGECİLİĞİN YENİ ADI OLAN BOP VE YERLİ İŞBİRLİKÇİLERİNİN LOZAN’A SALDIRMALARININ NEDENİ, BU NİTELİKLERİNDEN DOLAYIDIR!

LOZAN, BU ÖZLERİYLE ANLATILMALI, KUTLANMALI VE KORUNUP

YÜCELTİLMELİDİR!)

LOZAN, insanlığın pek büyük bölümünün özgürlük ve barışını çiğneyen, Batı dışındaki toplumları boyunduruk altında tutmak için baskıcı-gerici güçlerle işbirliği yapan, Batı Sömürgeciliğinin nasıl yenilebileceğini ve bir daha hortlamaması için nelerin gerekli olduğunu gösteren niteliği ile, insanlık tarihinde özgürlük ve barışın en güzel örneği sayılmalıdır.

Türk ulusunu tutsak düşüp yok olmaktan, Türk yurdunu parçalanıp sömürgeci çizmeleri altında çiğnenmekten kurtaran, insanlığın sömürülen öteki bölümlerine de da bunun yollarını gösteren büyük düşünür, büyük önder, kahraman asker Mustafa Kemal Atatürk’ü en derin saygı ve gönül borcuyla anıyoruz.

Atatürk’le birlikte, gerek savaş alanlarında, gerek Lozan’daki Sömürgeci Kurtlar Masasında, gerekse daha sonra geceyi gündüze katarak Türk yurdunu çağdaş ölçülere ulaştırmak üzere bilim, teknik, sanatla donatıp bayındır kılmada Atatürk’le omuz omuza çarpışan, Kurtuluş Savaşı’nın ve o savaş kadar çekişmeli geçen Lozan görüşmelerinin de, Atatürk ilke ve devrimlerinin de baş yürütücüsü, II. Dünya Savaşı’nı da “YURTTA VE DÜNYADA BARIŞ!” ilkesini başarıyla uygulayıp ulusumuzu ve yurdumuzu savaş yıkımlarından sakınan, Atatürk döneminde iki kez denenip demokrasi düşmanlarınca engellenen çok partili siyasal yaşamı toplumumuza 3. kez getiren İsmet İnönü’yü ve tüm Kurtuluş ve Kuruluş dönemi kahramanlarını da saygıyla, gönül borcuyla anıyoruz.

Son günlerde “Çağın ruhunu anlama” deyimi, doğrusu çoğu kez ulusumuzu yanıltmak isteyenlerce, bir ölçüde de ne anlama geldiğini tam olarak bilmeyenlerce, sık kullanılır oldu!

Bu deyimin doğru anlamı, kanımca şöyle şudur: Toplumlarda –özellikle de yoğunluğu çok artan uluslar arası ilişkiler alanında- en büyük kesimlerin en büyük özleminin ve gereksiminin ne olduğunu, en geniş yararının neyi gerektirdiğini açıklayan uygarlık projesi niteliğinde düşüncelere “Çağın ruhu” denir.

ÇAĞIN RUHUNU EN İYİ ANLAYAN UYGARLIK TASARIMI NİTELİĞİNDEKİ DÜŞÜNCE, LOZAN’I HAZIRLAYAN VE LOZAN BARIŞ ANDLAŞMASINA TEMEL OLAN DÜŞÜNCEDİR.

“Askeri zaferler kendi başına amaç değildir. Gerçek bir zafer, kendisinden sonra yeni bir çağı açmalıdır.” (başka deyişle insanlığın özlemini duyduğu yeni bir düzene yolu açmalıdır) diyen Atatürk, 30 Ağustos zaferinin ve onun üzerinde yükselen Lozan’ın ÇAĞIN RUHU’nu temsil ettiğini bir çok kez şöyle belirtmiştir:

(TBMM’ndeki) pek değerli ve saygıdeğer arkadaşlarımı, bütün dünyaya karşı temsil ettikleri özgürlük ve bağımsızlık düşüncesinin zaferinden dolayı kutluyorum. BU ANADOLU ZAFERİ, TARİHTE BİR ULUS TARAFINDAN TAM OLARAK BENİMSENEN BIR DÜŞÜNCENİN NE DENLİ BÜYÜK VE DİNÇ BİR GÜÇ OLDUĞUNUN EN GÜZEL ÖRNEĞİ OLARAK KALACAKTIR.

“Efendiler, bu pek büyük zaferin türlü etkenlerinin üstünde, en önemlisi ve yücesi, Türk ulusunun kısıtsız ve koşulsuz olarak egemenliğini eline almış olmasıdır…

“Efendiler, artık yurt bayındırlık istiyor, zenginlik ve gönenç istiyor. Bilim ve beceri, yüksek uygarlık, özgür düşünce ve özgür düşünüş istiyor… Dünyada her ulusun varlığı, değeri, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağı uygarlık yapıtlarıyla orantılıdır.

Uygarlık yapıtları ortaya koyma yeteneğinden yoksun olan topluluklar, özgürlük ve bağımsızlıklarından yoksun kılınmağa yazgılıdırlar. Uygarlık yolunda yürümek ve başarılı olmak yaşamın koşuludur.

Her türlü yükselmeğe ve yetkinleşmeğe yetenekli olan ulusumuzun toplumsal ve düşünsel devrim atılımlarını kısaltmak isteyen engeller kesinlikle ortadan kaldırılmalıdır.”

LOZAN Andlaşmasını da, sömürgeci saldırılarını yenilgiye uğratan bu büyük düşüncenin dünyaya kabul ettirilmesi olarak tanımlıyordu:

“Bu andlaşma, Türk ulusuna karşı yüzyıllardanberi hazırlanmış ve Sevr Andlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış büyük bir yok-etme eyleminin çökertilişini anlatan bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri bulunmayan bir siyasal zaferin eseridir!”

Bugün BOP denilen proje, işte tam da bu Anadolu Zaferinin siyasal, toplumsal, kültürel, ekonomik ürünlerini ortadan kaldırmak ve onun yerine Sevr’in sömürgeci emellerini gerçekleştirmek istiyor!

Dünyayı daha da küçülten günümüz ulaşm ve iletişim teknolojiisne uyarlanan sömürgecilik politikasından başka bir şey olmayan .BOP’un başını çeken ABD Lozan’ı hâlâ onaylamamıştır; LOZAN Andlaşmasının daha mürekkebi kurumadan İsmet Paşa’ya “Bugün reddettiğin her şeyi, bir gün bana gelip para istediğinde birer birer kabul ettireceğim” diyen İngiltere, onların arkasından yürüyen Fransa, Almanya.., BOP’un baş destekçileridir.

BOP, sömürge konumunda tutmak istediği ülkelerde açık ve örtülü eşbaşkanlar da bulabilmektedir!

O nedenle de BOP, LOZAN’dan hiç hoşlanmamakta, gerçek anlam ve değeri belirtilerek kutlanmasını engellemekte, ona karşılık, kamuoyu aldatılarak, İslam dünyasında ulusal birliği, yurt bütünlüğünü, kültürel kaynaşma ve çağdaşlaşmayı engelleyip, müslümam kitleleri Atatürk’ün deyimiyle “şunun ya da bunun tutsaklık ve aşağılayıcılık zincirleri altında” tutmayı, “onlara bu tutsaklık zincirini kıracak insanlık niteliğini kazandıracak olan ulusal eğitimi engellemeği”amaçlayan SEVR’in övgüsünü yaptırmaktarı!

Görüldüğü gibi LOZAN, bu yönleri ile bilinip kutlanmalı, yeni kuşaklara ve henüz öğrenememiş olanlara bu yüksek özüyle anlatılmalıdır.

Bize LOZAN’da ulusal bağımsızlık, güvenli yurt, barış ve ekonmik-toplumsal-kültürel kalkınma ve ilerleme ortamısağlayan zaferini sağlayan asıl değerin, “özgürlük düşüncesi” olduğunu ulusça kavramayı gereğince başarmış görünmüyoruz.

Oysa bağımsız devlet, güvenli yurt, kesintisiz barış, ekonomik-toplumsal-kültürel ilerleme ve gelişme, hepsi, hepsi ancak özgürlük ortamında olanaklıdır.

Özgürlük ortamının yitirilmesi durumunda bütün bu değerlerin de yitirileceği, yerli özgürlük düşmanlarının işbirliği ile yabancı boyunduruğu altına girileceği bilinmelidir.

Yabancı güdümü altına girmenin ise, ne bireylerde, ne ailelerde, ne meslek gruplarında, ne köy, kasaba ve kentlerde ve ne de bütün olarak ulusta, ne onur, ne güvenlik, ne gönenç, ne bilim, sanat ya da teknik yetenek kalmaması demek olduğunu bilmek gerekir.

Osmanlı devletinin özgürlükten yoksun düzeninin, tüm ulusu “kapitülasyonlar” ve “Düyun-u Umumiye” diye bilinen böyle “aşağılık” bir konuma indirgemiş olduğu unutulmamalı, unutturulmamalıdır.

(ADD Sarıyer Şubesi Konferansı, 24 Temmuz 2012)

PROF. DR. ÖZER OZANKAYA
İLK KURŞUN

Bunlar da hoşunuza gidebilir...