Erol Elmas Yazdı: ÇÜNKÜ ALLAH VAR

“ Ve sen yine denendiğinde;
Ve yine kalbin daraldığında;
Ve yine bütün kapılar kapandığında ;
Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde;
Uzun uzun düşün …
Ve hatırla Yaradanını !…”

 

 

“Allah c.c kuluna kafi değil mi? “

(Zümer Suresi)

 

 

 

Belki de yaşadıklarını kimsenin yaşamadığını düşünüyorsun? Kendi içinde, adeta iğne oyası ile işlenmiş dertlerinin  gelinlik bir kızın çeyiz sandığı kadar çok olduğuna inanıyorsun. Binlerce ilmek, binlerce düğüm. “Nakış nakış işlenmiş dertlerim var” diyorsun kendince… Yaşadığımız dünyanın en dertli insanın kendin olduğunu sanıyorsun? Kim bilir belki de öyledir. Belki de… Dipsiz kuyulardan sesleniyorsun, hani Yusuf misâli… Sesinin duyulmadığını sanıyorsun.

 

Gordion düğümü olmuş dertlerinin, bir kılıç darbesi ile çözülmesini bekliyorsun. Böylece nefes almak, biraz rahatlamak istiyorsun… Suya dalıp da boğuluyor gibi olur ya insan, hani birden başını suyun üstüne çıkarır da derin bir nefes alır da; ‘oh’ der ya, onun gibi derin bir nefes almak istiyorsun. Biraz ferahlamak… Biraz nefes almak… Her nefesin şükrünü ‘bilenlerin’olduğu da geçiyor gönlünden. Onları da biliyorsun, tanıyorsun… Onlar, ne mütebbessim insanlardı değil mi? Biz niye onlara benzeyemedik? Sahi neden?

 

Kalbinin sıkışmasından kurtulmak, huzura kavuşmak istiyorsun… Bütün bunları hak ettiğini de düşünüyorsun. Ama bunları hep kendi içinde yaşıyorsun… Oysa  o mütebessim insanlar gibi; Allah’ı hatırlayıp, Allah’a güvenip, Allah’a sığınıp ve içtenlikle, samimi olarak dua ettiğinde yalnız olmadığını anlayacaksın inşallah. Çünkü Allah var: O, seni duyuyor ve görüyor… Daha ne istiyorsun canım kardeşim… Kalbin huzur içinde aç ellerini duaya… O güzel insanlar gibi; korku ve ümit arasında…

 

Hepimizin üzerinde bazı sorumluluklar var. Gündelik hayatın telaşı hiç bitmiyor ki. Ama yine de yapmamız gereken şeyler var… Onca uğraşmamıza rağmen bazı şeyler  istediğimiz gibi de olmuyor… Olabilir… Belki de  olmaması bizim için daha hayırlı. Bir de böyle düşün. Bazen bir tokat gibi yüzümüze vuruyor gerçekler. Ya da gerçek sandığımız şeyler… Aslı öyle mi acaba? Hz.Hızır’ın hikâyesi geçiyor aklından. Dünyanın bir imtihan sahası olduğunu düşünüyorsun. Sen bütün samimiyetinle  ve saflığınla; elinden geleni yap! Çünkü Allah var, O, sana çıkış yolu gösterecektir. İçten, riyasız gözyaşı dök sevgili kardeşim… Gece herkes derin uykulardayken, sen uyanık ol, sessizce göz yaşların yanaklarından süzülsün… Kardeşim, cehennemi söndürecek belki de o bir damla göz yaşındır değil mi? Doğrusunu en iyi O bilir… “Ne kadar da şerre dua ediyorsunuz, hayra dua ettiğiniz gibi.”  Demiyor mu Yüce Allah.

 

Hastalığına şifa arıyorsun, doktor doktor gezdin. Ağrıların dinmedi. Acının tarifini belki de sadece sen yapabilecek kadar ‘acıyı’ yaşadın. El aç Yüce Allah’a, yalvar yakar canım ablam, Allah her derdin devasını vermiştir. Senin için en iyiyi O, bilir… Rahmeti gazabını geçen güzel Allah’ım inşallah derdine derman olur… Eyyüp Peygamberi düşün… Eyyüp Peygamber gibi Allah’a güven, O,’na dayan… Çünkü  Allah var, O, her zorluğa karşı bize güç verecektir, çıkış yolu gösterecektir… O, senin hakkında en iyisini bilir… Hadi aç ellerini canım ablam, bizler için de dua et, biz biliyoruz ki, hastanın duası makbuldür…

 

Ailen oyuncaklar gibi dağılmış, paramparça olmuş olabilir; şu veya bu sebeple. Sen de oyuncağı kırılan çocuk misali, için için ağlıyorsun. Hepimiz dünyanın bu kadar sorunu karşısında hep çocuğuz… Biz o çocuk gözyaşlarındaki saflığa kurban oluruz… Unutma!…

 

Gece, uykunun en derin yerinde vuran deprem misali yıkılan duvarlar arasında kalmış gibisin. Kendini güçsüz ve çaresiz hissediyorsun. Tutunacak bir ip arıyorsun. Seni kurtaracak o ip, sımsıkı sarıldığın Allah’ın ipidir. Diğer tutunduğun ipler elinde kalacaktır. Uçları boşluktadır, biliyorsun…

 

Annen baban çok uzaktalar, eşin dostun sana yabancı gibi. Hatta aynı yastığa baş koyduğun eşin o kadar uzakta ki… Hayatta tek başına kalmış gibi duygular içindesin. Hacer misâli o tepeden o tepeye koşuyor gibisin… Unutma canım kardeşim Allah var, senin en güzel dayanağın, sığınağın. Yeter ki, Allah’a ram ol!

 

Seherde ellerini  aç, samimi olarak yalvar, gözyaşı dök, ah bir bilsen o bir damla gözyaşının ne kadar değerli olduğunu… Bir bilsen… Sen, sana düşeni yap, gerisini O’na bırak. Sıkıntılar içinde olan sadece sen değilsin. Elleri duaya açılmış  milyonlarca kardeşini düşün, duanı onların duaları arasına kat, herkese dua et, belki o herkesten birinin duası da seni  içine alır.

 

Canım kardeşlerim, hepimizin sıkıntılı anları var. Hepimizin çeşitli sorunları var. Bazen umutsuzluğa kapıldığımız da oluyor, insanız, zayıflık gösterebiliriz ama sorunlarla boğuşurken Allah’tan samimiyetle yardım istemeyi unutmayalım. Sorunlar içinde kaybolmayalım. Belki de o sorunumuz bizi Allah’a daha da yaklaştırır. Bak Rabbim ne buyuruyor: “Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

 

Biz sorunlar karşısında sabır göstermezsek, nasıl yarına hazırlanacağız? Daha önce yaşayanların neler çektiklerini düşün;  bin bir işkenceye tabi tutulanları, evlatları gözü önünde şehit edilenleri, kızgın çöllerde atlara bağlanıp sürüklenenleri, yerlerinden yurtlarından sürülenleri, açlıktan karnına taş bağlayanları vs.vs. Daha ne sıkıntılar, neler neler yaşayanları düşün. Düşün! Ama onlar en zor anlarında bile “Allah var” deyip sabır gösteriyorlardı. Biliyorlardı ki, Yüce Yaradan onları görüyor ve duyuyor… Size ne oldu da en ufak sorunda darmadağın oluyorsunuz? Ne çabuk yıkılıyorsunuz? Hani sabrınız,  hani sabrımız?

 

Rabbimiz ne buyuruyor: “Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız?”

 

Dua gibi bir silahımız var. Neden ona sarılmayalım, neden?

 

Yüce Rabbimiz “Sabır ve namaz ile Ben’den isteyin, Ben’imle beraber yanında kimseyi anmayın,” demiyor mu?

 

 

Öyleyse sevgili  kardeşlerim, hadi herkes için dua edelim…

 

Allah, dualarımızı hayırlısıyla kabul etsin. Amin.

 

 

Selamlarımla…

 

 

Erol Elmas

onaltıyıldız // fbkg

Bunlar da hoşunuza gidebilir...