Dinin Dil İle Bağı

Biz Türkler, temiz Müslümanlarız ve bid’at bilmeyiz. Bu sebeple Allah halis Türkleri aziz kıldı.’’ Sultan Alparslan

‘’Camilerin kutsal minberleri halkın ruhsal, ahlaki besinlerine en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberler, halkın anlayabileceği dille, ruh ve düşünceye seslenmekle Müslümanların vücudu canlanır, düşünceleri temizlenir, imanı güçlenir, yüreği cesurluk bulur. Ancak buna karşılık, hutbe okuyanların sahip olmaları gereken bilimsel nitelikler, özel yeterlik ve genel kültüre sahip olmaları önemlidir.’’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Dil, bir milletin en hayati uzuvlarındandır. Öyleyse, bir milletin, temasa geçtiği ya da geçeceği bütün unsurlarda bu uzvunu korumaya dikkat etmesi gerekir.

Bize yaptırılan, ‘’Müslümanlaşmak adına Araplaşmak’’tı. Böylelikle, benliğimizi terk ederek, iki arada bırakıldık. Hem kendimizden taviz verdik, hem de erişmek istediklerimize erişemedik.

Kendi saltanatlarının sürmesi uğruna İslam’ın önüne perde çekip, istismar eden, Yaşar Nuri Hoca’nın ‘’Allah ile Aldatanlar’’ dediği bu güruhun en büyük propagandasıdır ‘’anadilde ibadet olamayacağı’’. Kaynakları da Kur’an dışında her şeydir.

İnsanların Kur’an dışında kaynak araması uygulamaların yanlışlığına, dinin anlaşılmaz bir hale sokulmasına sebebiyet veriyor. Türk milletinin kendi dili ile Allah’ın bildirdiğini okuyamaması bu durumdan istifade edenleri palazlandırmış, istedikleri mecrada at koşturmuşlardır. Arapçanın kutsallığına inandırılmış, kendi dilinde ibadet yapması engellenmiş Türk milleti, İslam’a olan inancından taviz vermemiş fakat kendisi ile İslamiyet arasına kalın bir set çekilmiştir.

Bir milletin dili ile ibadet etmesi, Allah’ın bildirdiğini dili ile okuyabilmesi onun yaradılıştan gelen en doğal hakkıdır. Yaradan onu öyle yarattıysa, kendi dilinde yaradana yakarması elbette mümkündür çünkü kitapta belirtildiği üzere ‘’ Göklerin ve yerin yaratılmasıyla dillerinizin ve renklerinizin farklı olması da O’nun ayetlerindendir’’(Rûm 22). Yani farklılıklarımız Allah’ın delillerindendir.

Kur’an’ı Kerim düşünmeye, aklını işletmeye büyük önem veriyor, baştan sona aklını ve gönlünü işleten insanlara hitap ediyor çünkü insan düşünerek yol alır. Anlatılan kıssalar da hep buna yönelik. Aklın çalışması için bilgi gerekir. Bunun için de kitapta ‘’oku’’(Alak Suresi 1) ve ‘’kavrayışını bilgi ile derinleştir. ‘’(Kevser Suresi 2) deniyor.

Kur’an’ın, kelime anlamı ‘’okumaktır’’ bundan dolayı Allah ayetlerini indirmeye ‘’oku’’ diyerek başlamıştır.

Kısa örneklerle çeviri ile ilgili bahse de girelim:

‘’Hz. Muhammed kendisine kureyş lehçesiyle Kur’anı okuyamadıklarını söyleyenlere kendi kabile lehçeleriyle okuyabileceklerini söylemiş ve bunun üzerine birkaç lehçeyle Kur’ an okunur olmuştur. İlk Müslümanlardan İran asıllı Salman-ı Farisî namaz sırasında Fatiha suresinin özgün metnini güzel okuyamadıklarını söyleyen ve bunun yerine farsça tercümesini okuyup okuyamayacaklarını soran ırkdaşlarına ‘’olur’’ demiş ve Fatiha’yı Farsçaya çevirerek kendisine başvuranlara göndermiştir. (bk. Serahsî; Mebsût, 1/36-37) Selman-ı Farisî bunu peygamberin onayını aldıktan sonra yapmıştır.’’(bkz: Yaşar Nuri Öztürk, Anadilde İbadet Meselesi)

Demek ki ilk çeviriler Hz. Peygamber döneminde lehçe çevirileri şeklinde başlamış başka bir dile, Farsçaya, çevrilerek devam etmiş. Peygamberin cevaz verdiğine itiraz etmek ‘’ben peygamberden daha iyi Müslüman’ım, İslam’ı ondan daha iyi anlıyorum’’ demek, Allah’ın indirdiğine karşı gelmek ise, O’na ortak koşmaktır.

Önemli olan, herhangi bir dilde dinsel bildirgeyi okumak değil, Allah’ın indirdiğinin anlaşılmasıdır. Her millet, bunu elbette kendi diliyle yapacaktır. Kelimenin değil mesajın kutsal olduğunu anladığımız an, yüzeysel tartışmalardan da kurtulacağız.

Nisa Suresi 120. ayette ‘’ Şeytan, onlara söz verir, ümit verip hayal kurdurur, hurafeye/anlamını bilmeden okumaya iter. Ama o, onlara bir aldanıştan başka hiçbir şey vaat etmez.’’ buyurulur. Ayrıca, Nas Suresi 6. ayette ‘’şeytanın, insanlardan da cinlerden de olacağı’’ bildiriliyor. Kur’an ‘’Arapçadan bir dile tercüme edilemez, anadilde ibadet olamaz, Arapça kutsaldır’’ diyen Emevi artıklarından sakınınız diyorum.

Konuyu açarak devam edeceğiz.

Cihan Yetkin
İLK KURŞUN

Bunlar da hoşunuza gidebilir...