Atatürk’le Savaş…

Atatürk’ün mirası kurumlara yönelik saldırıya CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk duyarlı davrandı ve dün sordu:
“Sayın Cumhurbaşkanı; Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Kurumu Başkanlığı’na, Atatürkçü düşünce, Türk tarihi, Türk dili uzmanı bir bilim insanı bulamamış mıdır?”
Yüksek Kurum Başkanlığı’na Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Derya Örs’ün atandıını yazmıştık.
Ali ihsan Köktürk, Prof. Örs’ün  yayınları arasında, “İslam felsefesinde sembolik hikâyeler”, “Bedi’uz Zaman fi Kıssati Hayy İbni Yazkân” gibi çalışmaların bulunduğunu… Fars Dili Edebiyatıöğretim üyesi olan Prof. Örs’ün, Türkiye Yazarlar Birliği üyesi ve “Nüsha Şarkiyat Araştırmaları” dergisinin kurucusu olduğunu kaydederek ekliyor:
“Bu çalışmaların, Atatürk, Türk tarihi ve Türk dili ile hiçbir ilgisi yoktur. Sayın Profesör Fars Dili veMevlana uzmanlığıyla ilgili bir kuruma atansaydı, hiçbir sorumuz olamazdı; ancak kendisinin ‘Atatürk, Atatürkçülük, Türk tarihi, Türk dili’ ile hiçbir ilgisi yoktur…”
Cumhurbaşkanı Gül, daha önce de Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne’yi bu kurumun başına atamış, Türköne ilk günden başlayarak Atatürkçülüğü aşağılayan sözler söylemiş, oluşan tepki üzerine de istifa etmişti.
Ali İhsan Köktürk soruyor:
“Atatürk’ün vasiyeti ile kurulan, hala Atatürk’ün mirası üzerinde oturan, bütçesi Atatürk’ün mirası ile oluşturulan bir kurumun başına, Atatürk’le ilgili hiçbir bilimsel çalışması olmayan bir kişiyi niçin getirdiniz?
Bu atamadan beklediğiniz amaç nedir?”
Abdullah Gül amacı itiraf edebilecek mi dersiniz?

 

Açlık grevleri…
Açlık grevleri etkili oldu… Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, açlık grevlerinin başta gelen taleplerinden biri olan “anadilde savunma” konusunda düğmeye bastıklarını açıkladı. Öyle anlaşılıyor ki, kısa süre içinde mahkemelerde Türkçeden sonra en fazla duyacağımız dil Kürtçeolacak.
İyi de olay burada bitecek mi?
“Anadilde savunma”dan sonra benzer yeni talepler gündeme gelebilir mi? Arkadaşımız Fahrettin Fidan, eski DEP genel başkanlarından Feridun Yazar’a bu soruyu sordu. Aldığı yanıt;
– Buradaki olay, “Ben Türkçe bilmiyorum, o yüzden savunmamı anadilim olan Kürtçe yapmakistiyorum” olayı değildir. Amaç; Kürtçe’nin kamu alanında hizmet dili olarak olarak kullanılmasıdır. Anadilde savunma talebi bu amacın ilk adımlarından biridir.
– Bu durumda sonraki talep devlet dairelerine yazılı ve sözlü Kürtçe başvuru olacak herhalde?
– Gayet tabii. Bu bütün Kürtlerin talebidir. Nitekim HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay geçen hafta yapılan kongrede bunu dile getirdi.
– İyi de Türk­­iye’de bir sürü etnik grup var; Laz, Çerkez, Pomak, ErmeniRumYahudi
– Öyle bir talep gelirse onlara da aynı hak tanınmalıdır.
– O zaman devletin her devlet dairesinde bir sürü tercüman bulundurması gerekmeyecek mi? Böyle birşey pratik olarak sizce mümkün mü? Dünyada, örneğin 72 milletten insanın yaşadığı söylenen ABD’de böyle bir uygulama var mı?
– Bu dediğimiz bugünden yarına olabilecek bir şey değil. Tabii ki bu ciddi bir hazırlık dönemini ve altyapı oluşturmayı gerektirir. Önemli olan iyi niyettir.

 

Bedevi
Başbakan grup konuşmasında Kemal Kılıçdaroğlu’ndan “Bahtsız Bedevi” diye söz ediyor…
Bahtsız Bedevi, çölde kutup ayısına raslayıp onun tecavüzüne uğrayan bir bedevidir…
Belaltı bir fıkra… Kemal Kılıçdaroğlu da ona “Sen çöllerde daha çok dolaşıyorsun kutup ayısına sen dikkat et” diyor…
Kılıçdaroğlu laf yetiştirmekte sınıfı geçti. Artık altta kalmıyor.
Aynı seviye ve aynı dozda karşılıklar veriyor.
Burada sorun yok…
Sorun CHP’nin bir iktidar programı yapamaması, gündemi yakalayamaması, kadro kuramamasıdır.
Sadece iyi laf yaparak iktidar olunmaz… CHP iktidar alternatifi olamazsa hiçbir hafın kıymeti kalmaz. Bunun adı kayıkçı kavgası olur.
İstediğiniz kadar ağır konuşun… Erdoğan CHP’nin bugünkü halinden memnundur.

 

Atatürk’e ve eserlerine kin besleyenlerin
“2023 vizyonu” olsa olsa 2023’te Cumhuriyet’ten tamamen kurtulma vizyonu olur…
Akif Kökçe

 

Suçlu
Bugün ülkede arızalı ne varsa hepsinin sorumlusu Cumhuriyet’tir…
Aydın geçinen kimileri her fırsatta bunu tekrarlıyor.
İkinci cumhuriyetçiler, liberaller, AKP ve PKK’lılar bu konuda görüş  birliği içindedir.
Eğitimde kaos mu yaşanıyor… Köşeciden yorum: ‘Cumhuriyet eğitim sorununu çözemedi…’
Bölünme tehlikesi artıyor mu? Yorum: ‘Cumhuriyet bizi kaynaştıramadı…’
Ağalar beyler…
Bu Cumhuriyet dediğiniz şey 1938’de, bilemediniz 1950’de bitti…
O günden bu yana yani 62 yıldır bu ülkeyi Cumhuriyet’e şaşı bakan iktidarlar yönetiyor…  Arada sağ darbeler gelip gidiyor…
ABD bağımlısı bu iktidarlar yıllar yılı Atatürk ve Cumhuriyet’in içini boşaltmakla meşgul olmuşlardır.
Atatürk, Cumhuriyet’in ilanından sonra sadece 15 yıl yaşadı… Cumhuriyeti kendinden sonra geleceklere emanet etti. Peki aradan geçen 62 yılda gelip giden iktidarlar sorunları neden çözemedi? Ellerinden tutan mı vardı? Hazineyi soyarken hiç  zorlanmadılar oysa…

 

Yeniden başkan seçilen Obama balkon konuşması yapmış:
“Sadece bana oy verenlerin değil herkesin başkanıyım.”
Belli ki seçim zaferi sarhoşluğu her yerde aynı şeyi söyletiyor…
Haldun Ertem

 

Akdeniz Üniversitesi rektör yardımcılığına hiçbir akademik geçmişi olmayan biri atanmış.
İyi ya…
En azından intihalci değildir!
Fahrettin Fidan

 

Milliyet

Bunlar da hoşunuza gidebilir...